Şirketlerde iletişim krizleri her geçen gün daha fazla gündeme geliyor. Vestel ve Zorlu Holding CEO’ları arasındaki yazışmalar da, kurumsal iletişim ve kriz yönetimi açısından önemli dersler sunan bir vaka örneği olarak öne çıkıyor.

Bu olay, bir kriz durumunun nasıl hızla gelişebileceğini ve doğru yönetilmediğinde nasıl büyüyebileceğini gösteriyor. Stratejik açıdan değerlendirildiğinde, yaşananlar şirketlerin kriz yönetimi stratejilerinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Aşağıda, olayın gelişimi ve stratejik açıdan çıkarılabilecek dersler detaylı bir şekilde ele alınmaktadır.

Olayın gelişimi:

Vestel CEO’su Ergün Güler, Ramazan ayının başlaması nedeniyle çalışanlarına bir e-posta göndererek, “Hepinizi sevgiyle kucaklıyor, ailelerinizle birlikte huzur dolu bir Ramazan ayı diliyorum” ifadelerini kullandı.

Bu mesaj, aynı şirketin çatı kuruluşu olan Zorlu Holding’in CEO’su Cem Köksal tarafından eleştirildi. Sızan bir e-postada Köksal, Güler’i bu konuda uyararak şu ifadeleri kullandı:

“Kurumsal olarak kutlanacak günler listemizde Ramazan ayı yer almıyor. Dini günler arasında yalnızca Şeker ve Kurban Bayramları bulunuyor. Şirket olarak dini konulardan bağımsız bir duruş sergiliyoruz ve çok uluslu bir yapı hedeflerken farklı dinlerden ve milletlerden çalışanlarımız olmasını bekliyoruz. Bu konuda seni daha önce de uyarmıştım. Lütfen tekrar etme. Bu uyarımı ciddiye almanı rica ediyorum.”

Söz konusu mesajlaşmanın sosyal medyaya sızması, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Tartışma, şirketlerin kurumsal duruşu ve dini hassasiyetler arasındaki denge konusunda farklı görüşlerin dile getirilmesine yol açtı.

Zorlu Holding Basın Açıklaması Yaptı.

Zorlu Holding CEO’su Bekir Cem Köksal ve Grup şirketlerimizden Vestel CEO’su Ergün Güler arasındaki yönetim ilkelerine ilişkin şirket içi bir tartışmanın kamuoyuna yansıması sonucunda oluşan hassasiyeti paylaşıyor; kamuoyunu doğru bilgilendirmek ve Grubumuzun konuya ilişkin duruşunu açıklamak amacıyla aşağıdaki bilgileri iletmek istiyoruz.

Gerçekleşen bu durum sonrası Zorlu Holding CEO’su Cem Köksal’ın 1 Mart 2025 tarihi itibarıyla görevinden istifa ettiğini bildiririz.

Zorlu Holding’in 1953 yılından bu yana aile değerleri ve iş ahlakına sahip, ülkemizin milli ve manevi değerleriyle bütünleşen bir kurum olduğu kamuoyunun da malumudur.

Grubumuzun, hissedarlarımızın ve tüm yönetim kadrolarımızın her zaman toplumsal konularla      ne denli iç içe ve sorumluluk sahibi bir davranış içerisinde olduğu bilinmektedir.

Zorlu Grubu olarak yaşanan bu gelişmelerden dolayı tüm paydaşlarımıza ve kamuoyuna üzüntülerimizi bildiririz.

Saygılarımızla,

Zorlu Holding Yönetim Kurulu

Olayın Stratejik Değerlendirmesi

  1. Kurumsal İletişim Politikalarının Belirlenmesi

Şirketlerin, dini, kültürel ve diğer hassas konularda açık ve net iletişim politikalarına sahip olmaları son derece önemlidir. Zorlu Holding’in dini konularda bağımsız bir duruş sergileyerek Ramazan ayını kurumsal olarak kutlamamayı tercih etmesi, bu tür politikaların ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Şirketler, hangi günlerin ve etkinliklerin kutlanıp kutlanmayacağı konusunda açık bir tutum sergilemeli, bu tür kararları çalışanlarına ve kamuoyuna düzgün bir şekilde iletmelidir. Bu tür net bir politikanın olmaması, yanlış anlamalar ve krizlere yol açabilir.

  1. İç İletişimde Dikkatli Dil Kullanımı

Yöneticiler arasındaki yazışmalar, profesyonel bir dil ve üslupla yapılmalıdır. Bu olayda, Vestel CEO’sunun Ramazan mesajı, Zorlu Holding CEO’sunun tepkisini çekmiş ve sosyal medyada geniş yankı bulmuştur. Bu tür yazışmaların şirket içindeki çalışanlar tarafından da görülebileceği dikkate alındığında, mesajların doğru bir şekilde yazılması gerekir. Özellikle dini ve kültürel hassasiyetler söz konusu olduğunda, kullanılan dilin dikkatli ve empatik olması gereklidir. İç yazışmaların, hassas bir konuya dair farklı yorumlara yol açacak şekilde tasarlanması, şirket içinde güvensizlik yaratabilir.

  1. Kriz Yönetimi ve Hızlı Müdahale

Kriz anlarında şirket yönetimi, hızlı ve etkili bir şekilde müdahale etmelidir. Zorlu Holding CEO’su Cem Köksal’ın sosyal medyada büyük yankı uyandıran yanıtı sonrasında, şirketin kriz yönetimi stratejisinin eksik olduğu görülmektedir. Kriz durumlarında doğru ve zamanında bir açıklama yapmamak, yanlış anlamalar ve spekülasyonlara neden olabilir. Şirketler, kriz anlarında hızlı bir şekilde doğru bilgiyi kamuoyuna ve çalışanlarına sunarak güven inşa etmelidirler. Ayrıca, bu tür durumlarda çalışanlarla güçlü bir iletişim kurmak ve onlara doğru bilgi sağlamak, şirketin iç huzurunu korumak adına önemlidir.

  1. Kurumsal İtibarın Korunması

Şirketin üst düzey yöneticilerinin açıklamaları, kurumsal itibar üzerinde doğrudan etkilidir. Zorlu Holding CEO’sunun Ramazan ile ilgili açıklamaları, şirketin toplum nezdindeki imajını olumsuz etkilemiş ve kamuoyunda tepki toplamıştır. Bu olay, kurumsal itibarı korumanın önemini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Yöneticilerin toplumun hassasiyetlerine duyarlı olmaları, şirketin uzun vadeli itibarı için kritik öneme sahiptir. Kamuoyunun ve çalışanların güvenini kaybetmek, şirketin itibarına ciddi zararlar verebilir.

  1. Çalışanlarla Güçlü İletişim

Çalışanlar, şirket içi krizlerde doğru bilgilendirilmek isterler. Zorlu Holding’in CEO’sunun açıklamaları, şirket içinde çalışanların güvenini zedeleyebilir ve çalışanlar arasında belirsizlik yaratabilir. Bu tür krizlerde, çalışanlara güven verici bilgiler sunulmalı ve onlarla açık iletişim kanalları oluşturulmalıdır. Çalışanların içsel güvenini korumak, kriz sonrası toparlanmayı hızlandırabilir. Ayrıca, çalışanların kriz durumlarına dair duygu ve düşüncelerinin de dinlenmesi, etkili bir kriz yönetimi stratejisinin parçasıdır.

  1. Dijital Çağda Bilgi Yayılımının Hızı

Dijital medya ve sosyal medya, bilgilerin hızla yayılmasını sağlayan platformlardır. Zorlu Holding CEO’sunun yanıtının sosyal medyada hızla yayılması, iç yazışmaların dışarıya sızma ihtimalinin her zaman var olduğunu göstermektedir. Bu durum, şirketlerin iç yazışmalarında dikkatli ve resmi bir dil kullanmalarının önemini bir kez daha vurgulamaktadır. Ayrıca, dijital çağda her mesajın dışarıya sızabileceği düşünülerek iç iletişimde daha dikkatli olunmalı, özellikle şirketin imajını etkileyecek konularda profesyonellik ön planda tutulmalıdır.

Çıkarılacak Stratejik Dersler

  1. İletişim Politikalarının Net Olması
    Şirketlerin, dini, kültürel veya diğer hassas konularda ne tür tutumlar sergileyeceklerini belirten net ve anlaşılır politikalar geliştirmeleri gerekmektedir.
  2. Profesyonellik ve Hassasiyet
    İç iletişimde kullanılan dilin profesyonel ve hassas olması, hem şirket içindeki ilişkilerin sağlıklı devam etmesini sağlar hem de kamuoyuna yansıyan mesajların yanlış anlaşılmasının önüne geçer.
  3. Kriz Yönetiminde Hızlı ve Şeffaf İletişim
    Kriz anlarında, hızlı ve doğru bilgi akışı sağlanmalı, spekülasyonlara yer verilmemelidir. Ayrıca, şirket içindeki çalışanlarla doğru bilgi paylaşımı yapılmalıdır.
  4. Kurumsal İtibarın Yönetimi
    Üst düzey yöneticilerin açıklamaları, şirketin itibarı üzerinde büyük etkiye sahiptir. Kamuoyunun ve çalışanların hassasiyetlerine dikkat edilmesi, uzun vadede kurumsal itibarın korunmasına yardımcı olur.
  5. Çalışan İletişimi
    Çalışanlarla açık iletişim kanalları kurulmalı ve kriz durumlarında güven ortamı sağlanmalıdır. Bu, şirketin içindeki moral ve motivasyonu koruyacaktır.
  6. Dijital İletişimde Dikkat
    Dijital çağda, her bilginin hızlı bir şekilde yayılabileceği unutulmamalıdır. İç yazışmalarda ve paylaşılan mesajlarda dikkatli olunmalı, dışarıya sızabilecek bilgiler konusunda temkinli olunmalıdır.

Bu vaka kurumsal iletişim stratejilerinin ne kadar kritik olduğunu gözler önüne seriyor. Şirketlerin, kriz anlarında sağduyulu, hızlı ve doğru bir şekilde hareket etmeleri ve iç ve dış iletişimde şeffaf olmaları gerekir. Bu tür olaylardan alınacak dersler, gelecekte benzer durumlarla karşılaşıldığında daha etkili bir kriz yönetimi sağlanmasına yardımcı olacaktır.

Podcast also available on PocketCasts, SoundCloud, Spotify, Google Podcasts, Apple Podcasts, and RSS.